AĞA

Ölmeye Yatmak

"Dar Zamanlar" üçlemesinin ilk kitabı olan Ölmeye Yatmak, yayımlandığı günden başlayarak Türkiye´deki roman tartışmalarının odak noktasına yerleşti. Adalet Ağaoğlu´nun yazarlık güzergahında bir dönemeç niteliği taşıyan bu yapıt, edebiyatımızda da benzer bir rol oynadı: Yakın geçmişimize tutulan hassas bir ayna.
Turkish

Ruh Üşümesi

Adalet Ağaoğlunun Yazsonu (1980) romanındaki "hiçbirimiz bu kan ve çürümüşlük kokusunun yatak odalarımıza kadar daldığının" diye başlayan cümlesinden hareketle bestelediği oda romanı. Roman, aynı restoranda birbaşlarına yemek yiyen biri kadın diğeri erkek iki ana karakterin zihinlerini iki çalgılı bir oda müziği gibi konuşturan bir yazarın klavyesinden sarsıcı bir insanlık durumu bestesi...

Turkish

Romantik Bir Viyana Yazı

Evlenmeye fırsat bulamamış, kendini kaptırdığı dersleriyle öğrencilerinin "hayalci hoca" lakabını taktığı tarih öğretmeni Kamil Kaya kişiliğinde, "tarih ve bugün" ya da "anlatılan ve hayat" sarkacında salınan roman, Kayanın emekliliğinde hep görmek istediği Viyanada bir anlamda hep ıskaladığı hayatın kuşatmasına uğrayışına da odaklanıyor... Adalet Ağaoğlu (1929); ´50´li yıllarda başlayan oyun yazarlığından ´70 sonrasında hız alan roman, öykü, deneme ve günce yazarlığına, Cumhuriyet yazınımızın en önde gelen modern klasiklerindendir.

Turkish

Hayatı Savunma Biçimleri

İçinden geçtiğimiz netâmeli günlerde, yeni dirimler için elimizde avucumuzda kalan şey sadece bu işte: hayat! Ne var ki, bu coğrafya, tarihin neredeyse bütün dönüm noktalarında hayata karşı içten içe bir cephe alışı temsil ediyor. Efsanelerinde bile ölümü yücelten, aşkı da, erdemi de ölümde arayan bir manzara çıkıyor sürekli olarak karşımıza. Yeryüzünün çok az yöresinde hayat bu kadar horlanmış, bu kadar içinden çıkılmaz bir kördüğüme dönüştürülmüştür herhalde.

Turkish

Hadi Gidelim

Yeniyetmelikleri ve hoyratlıklara kışkırtmadan gelip akasyaların altında oturan bir genç kızla bir delikanlı, hangi pencereden bakılırsa bakılsın, dirimlerin yeni adresidir sis basmış odalarda yollarını yadırgayanlar için. Akasyaların altındaki duvar, onlarla anlam kazanmıştır zaten. Ayaklarının ucuna kadar gelen bir topu, usulca karşı tarafa itecek kadar zariftirler üstelik. Eli yüzü düzgün bir dünyadan geldikleri o kadar bellidir ki. O her şeyi silip süpüren, acıların üzerine yeni acılar ekleyen Mart yağmurları ise sadece akasyaları değil, bu iki diri yüreği de solduracaktır ne yazık ki.

Turkish

Üç Beş Kişi

Adalet Ağaoğlu´nun 1980 öncesi döneme odaklanan bu romanı, geleceğe yönelik çok ilginç ve pek çoğu artık doğrulanmış toplumsal öngörüler de içeriyor. O bunalımlı günlerde "üç beş kişi" arasında yaşanan ilişkilerin üzerine dönemin ağır ve boğucu etkisi çökerken, roman kahramanları çevrelerini saran karanlıkta el yordamıyla yollarını ve bunaltılarının nedenlerini arıyorlar. Bu arayış kurgusunda sadece kişilerin değil, mekânların, garların, trenlerin de söyleyecek sözleri var... Dinlemesini bilene...

Turkish

Serbest Fırka Hatıraları

Cumhuriyet döneminin ilk "güdümlü muhalefet" deneylerinden biri olan Serbest Cumhuriyet Fırkası üzerine yazılmış eserlerin azlığı, yeni yetişen kuşakların, yakın tarihin bu "yapay" demokrasi girişiminin ilginç serüveni hakkında yeterli bilgi edinmesini engellemektedir. Serbest Cumhuriyet Fırkası´nın (SCF) başkanı Ali Fethi Okyar´ın Serbest Cumhuriyet Fırkası Nasıl Doğdu' Nasıl Feshedildi' adlı anılarının yanısıra, Ahmet Ağaoğlu´unun partinin kuruluşu ve çok kısa süren ömrü hakkında bilgileri içeren Serbest Fırka Hatıraları birinci elden kayynaklar olarak bilinmektedir.

Turkish